Ulm'de Gezilip Görülmesi Gereken Yerler

Ulm Katedrali
Şehirde bulunan eski bir Roma Katolik kilisesidir. Katedral olarak anılmasına rağmen içerisinde hiçbir başpiskopos yaşamamıştır. İnşa edildiği 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başları arasında Dünya'nın en yüksek yapısı olarak meşhurlaşan manevi yapı Ulm'ün en değerli sembolüdür. Son dönem Gotiğinin başarılı örneklerindendir. Tam 161,5 metre yüksekliğindeki çan kulesi şehrin her yerinden görülebilmektedir. Eğer bu kuleye tırmanmak istiyorsanız 768 adım çıkmayı göze almalısınız.
Wiblingen Manastırı
Bu manastır 1093 yılında Hartmann ve Otto von Kirchberg tarafından kurulmuştur. İlk Başrahibi Werner von Ellerbach olmuştur. Şehrin en ilginç görüntüye sahip şaşırtıcı bir Barok yapısıdır. Üç kubeli giriş bölümü ve iç dizaynı ziyaretçilerini büyülemektedir. İçerisinde şu anda bir kütüphane faaliyet göstermektedir. Kütüphanedeki orijinal el yazmalarıyla birlikte binanın aynaları, heykelleri, işlemeleri büyük ilgi görmektedir. Ulm'e yolunuz düşerse bu tarihi manastırı mutlaka keşfedin.
Ulm Belediye Binası
Yapımı 14. yüzyıllara dayanan belediye binasının inşası karmaşık tarzlar taşımaktadır. 3 farklı tmimari tarzını yansıtan binanın şu anki görünümü Rönesans yıllarına dayanmaktadır. Freksleri ve astronomik saatiyle göz dolduran belediye binası bugüne kadar birçok ekleme ve restore süreci geçirmiştir. Almanya'daki diğer belediye binalarına çok benzeyen yapı şehre gelen yerli ve yabancı turistleri mest etmektedir. Ulm seyahatlerinize şehrin tarihi yerel yönetimler binasını sıkıştırmayı unutmayın.
Stadthaus Ulm
Şehrin en merkezi yerinde tarihi katedral, belediye binası vs. hemen yanında kurulan modern bir yapıdır. Şehrin simasını değiştiren bu yapının mimarı Amerikan Richard Meier olmuştur. Ulm'de bulunan geç Gotik binaların yanında yükselen Stadthaus, adeta şehre yeni bir vizyon yüklemiştir. Sanat fuar merkezi olarak faaliyet gösteren binanın alt katında arkeolojik tarihi eserler sergilenmektedir. Toplam 3600 metrekarelik bir alanı kaplayan ve şehrin en hareketli bölgesinde yer alan Stadthaus'u uzaktan izlemekle kalmayın.
Ulm Müzesi
1924 yılında hizmete açılan şehir müzesi, Ulm'ün sanat, arkeoloji, kültür tarihinin serglendiği kurumdur. Burada Ulm'e ait tarih öncesi ve sonrası arkeolojik koleksiyonlar, geç Gotik ve Rönesans tarzı heykeller ve çizimler sunulmaktadır. Ortaçağ yerel sanatının dışavurumcu eserlerini burada bulabilirsiniz. Ayrıca Taş devri'nin en büyük heykeli de burada sergilenmektedir. 20 ve 21. yüzyıla ait Paul Klee, Enst Ludwig Kirchner, August Macke ve Franz Marc gibi önemli isimlerin eserlerinden oluaşn koleksiyonlar da burada sergileniyor.
Ulm Botanik Bahçesi
1981 yılında kurulan ve Ulm Üniversitesi'ne bağlı olarak faaliyetini sürdüren botanik bahçe, 28 hektarlık bir sahayı içine almaktadır. 1986 yılından sonra baheçenin içerisine evler de yapılmıştır. 1997 yılında ise tropik evlerin bölgeye kazandırılmasıyla mekan mükemmel bir görünüme kavuşturulmuştur. Erken oluşumlu bir botanik bahçe olmasına rağmen yüzlerce farklı bitki türüyle ziyaretçilerini karşılamaktadır.